| ANASAYFA | HAKKIMIZDA | ÜRÜNLER | REFERANSLAR | HABERLER | FUARLAR | İLETİŞİM | ENGLİSH |
Hedef yüzey üzerindeki kalıntı miktarı değişen faktörlerin etkisi altındadır. Bu
parametrelerin bazıları pilot tarafından bazıları kimyasal formülasyon
tarafından kontrol edilebilirler. Rüzgar hızı ve sıcaklık gibi etkiler, uygulama
zamanının seçimi ile kısmen kontrol edilebilir, Atmosferik stabilite
(kararlılık), türbülans, nem, sınır tabakasının kalınlığı(boundary
lrayer)
mikro-klima,toplama etkinliği gibi bizim kontrolümüz dışındaki etkiler kontrol
edilemezler.
Atomizasyondan sonra, damlanın hedefe ulaşıp ulaşmadığı veya sürüklenip sürüklenmediği belirleyen etkilerin üç genel durumu vardır. Bu durumların önemi; ilaçlama sırasındaki uygulama tipine, uçak tipine, ilaçlama sistemine ve hava koşullarına bağlıdır.
Damlalar, kanat ucunda oluşan girdap ve pervanenin oluşturduğu hava akımından
etkilenirler. Girdap içindeki hava hızı damlanın terminal hızından (sedimentasyon
hızı) daha büyüktür.
Uçaktan atılan damlanın hareketi, hakim rüzgar ve türbülans koşullarından
etkilenmektedir. Rüzgar hızı ve ürünün yataylığına bağlı olarak; türbülans hızı,
damla spektrumunun (VMD’nin ) ortalama sedimantasyon
(terminal)
hızından daha yüksek, daha düşük veya eşittir.
Tarımsal ürünlerde sıralar arasındaki ortalama rüzgar hızı genelikle çok
düşüktür ve 45
mm
veya daha büyük çaptaki damlalar yerçekiminin etkisiyle yüzeyler üzerine
otururlar.
Uçak hedef arasındaki zamanda damla çapı buharlaşmadan dolayı değişmektedir
(sıcaklık ve bağıl nemde göz önüne alınmalıdır). Bu durum, 150
mm’den
daha küçük çaplı su esaslı damlalar için çok önemlidir. Hedef üzerindeki
kalıntı, hedef dışına giden kalıntı ve airborne drift etkinliğini belirlemek
için sıvı ilaç dağılım çalışmaları yapılmaktadır.
Damla dağılımı
hakkında fikir öne sürmek için genel fizik kurallarını bilmek gerekmektedir.
Şekil 8.1’de dağılım üzerine etkili uçak parametreleri görülmektedir.
Damla çapı
Sıvı ilaçlama, 500
mm’den
daha küçük olan çok sayıdaki damlalardan oluşmaktadır. Çevre kirliliği için
damla çapı çok önemlidir. Pestisitler damla çapına göre sınıflandırılırlar.
(Tablo 8.1) Aerosol ilaçlar, uçan böceklere karşı kullanılırlar. Bazı aerosoller
(30-50
mm)
ve ince sisler; ULV ilaçlamaları (5 L/ha dan daha az) için idealdir.
Sürüklenmenin en az olduğu orta ve kaba sıvı ilaçlama, hacimsel uygulamalar için
uygun değildir. Az bir sürüklenme ve iyi bir kaplama için “ince sıvı ilaçlama”
kullanılmalıdır.
Tablo 8.1 Damla Çapına Göre Sıvı İlaçlamanın Sınıflandırılması
|
Hacimsel
Orta Çap (VMD) (mm) |
Damla Çapı
Sınıfı |
|
< 50 |
Aerosol |
|
51 - 100 |
İnce sis |
|
101 - 200 |
İnce Sıvı
İlaçlama |
|
201 - 400 |
Orta Sıvı
İlaçlama |
|
> 400 |
Kaba Sıvı
İlaçlama |
|
> 500 |
Yağmur
Şeklinde İlaçlama |
Damla ölçüsü, damlanın uçuşu sırasında
mm
olarak ölçülen damla çapıdır.
mm;
milimetrenin 1/1000 veya metrenin 1/1000000 ‘dir. 200
mm
lik bir damla milimetrenin 1/5 ine denk gelmektedir. Damlalar 500
mm’
yi aşmaktadırlar. (yağ esaslı damlaların kullanımı dışında ). Damla hedefe
çarptığı zaman, hedef üzerinde yayılır ve damlanın küre şekli sona erer. Böylece
orijinal damla ölçülerinde sapma görülür. Yayılma katsayısı (derecesi); sıvı
ilaç formülasyonuna ve yüzey özelliğine bağlıdır.
Sıvı ilaç aletlerinin hiçbirinde; bir öncekinin aynısı olan damlalar üretilemez . Damla ölçüleri belirli sınırlar içerisinde değişiklik gösterir. Buna damla spektrumu (çap dağılımı) denir. Damla spektrumu, damla çapının bilinmesinde ve sıvı ilaç kaplaması üzerindeki etkide önemlidir. Damla spektrumu damlaların ortalama çaplarına bağlı olarak kategorize edilir.(sınıflandırılır) Hacimsel Orta Çap (VMD) ve Sayısal Orta Çap (NMD); damla spektrumu belirlemesinde en çok kullanılan iki yöntemdir.
VMD:
(Volume Median Diameter)
VMD değerini elde etmek için ilk olarak her bir damlanın hacmi hesaplanır. Sonra hacimler en küçükten başlayarak toplanır ve toplam hacmin % 50’sindeki damla çapı değeri VMD olarak adlandırılır. Uygulanan sıvı ilaç hacminin yarısı VMD değerinden küçük, diğer yarısı VMD değerinden büyüktür. Toplam spektrum sonundaki büyük çaplı damlalara doğru meyilli olduğu için VMD değeri yanlış anlaşılabilir.
NMD:
NMD
değerini elde etmek için en küçükten başlayarak sayısal olarak %50’ya ulaşıncaya
kadar sayılır. Orta sayıdaki damlaların çapı NMD olarak adlandırılır. Uygulanan
sıvı ilaçlamada toplam damla sayılarının yarısı NMD değerinden küçük diğer
yarısı NMD değerlerinden büyüktür. Küçük çaplı damlalarının fazla sayıda olması
nedeniyle NMD değeri yanlışanlaşılabilir.
Spektrum genişliğinin belirlenmesi için VMD ve NMD değeri kullanılmalıdır.
Mass (Kütlesel) Orta Çap (MMD); Buharlaşmanın hızlı olduğu ve yerçekimi ivmesinin değiştiği yerler dışında VMD ile aynı değerde olmaktadır.
Çok sayıdaki damlaların toplanması ve ölçülendirilmesi sırasında çok zaman kaybı
olmaktadır. Lazer teknolojisi ile ölçü alma metodu vardır ancak bu gibi
ekipmanlar laboratuarlarda az miktarda bulunmaktadır. Buna karşın çoğu
uygulamalarda aşağıdaki basit eşitlik doğru bir şekilde kullanılmaktadır.
VMD = 0.45
.
Dmax
Burada; Dmax en büyük damla çapıdır. Dmax değerini elda etmede geniş bir örneklemenin kullanılması önemlidir.
VMD ve NMD değerleri sıvı ilaç uygulamalarını karekterize eden yararlı ortalamalardır. Fakat aralarındaki sınır değerlerinde küçük farklılıklar mevcuttur. VMD/NMD oranı bir klavuz olarak kullanılır. Az sayıdaki büyük damlalar, çok sayıdaki küçük damlalardan daha fazla sıvı içerirler. VMD değeri NMD değerinden daima büyüktür. Bu oran, damla çaplarının sınırları arasında bir belirleme faktörü olarak yer alır. (Tablo 8.2)
Döner kafes 3.0-5.0
Hidrolik memeler
İnce ilaçlama 3.0-7.0
Kaba ilaçlama 8.0-11.0
Mikron Pülverizatür (El kumandalı pülv.)
Herbi* 1.3-3.5
Ulva* 1.3-3.5
Cranfield windwill Disk atomizer* 1.5-2.5
Döner Disk*(Laboratuvar ekipmanı) 1.05
BUHARLAŞMA (Damlalar)
Buharlaşma ile sıvı ilaçlar içindeki kaybı; büyük oranda sıcaklık ve bağıl neme (RH) ve aynı zamanda sıvı ilaç içeriğine ve kullanılan damla çapına bağlıdır. Sıcaklık ve nem kontrol dışındadır. Ancak yalnız ilaçlama zamanının seçimiyle değiştirilebilir. Büyük damlalar (150 µM ve daha yukarısı) nisbeten hızlı düşerler ve çok yüksekten bırakılmadıkça buharlaşmadan önemli derecede etkilenmez. Ancak damla çapı azaldığında damlanın hacmi ve yüzey alanı arasındaki oranda hızlı bir artış vardır. Sedimantasyon hızı ( veya terminal hızı ) damla çapı küçüldükçe azalır. Bu da damlanın bitkiye ulaşıncaya kadar daha fazla zaman geçeceği ve buharlaşmaya daha fazla maruz kalacağı anlamındadır.
ULV ilaçlamalarında olduğu gibi çok ince damlalarla (150 µm’ den daha küçük) yapılan uygulamalarda; küçük damlaların yüzey alanları hacimlerine oranla büyüktür:bir kürenin yüzeyi;
Kürenin hacmi;
Yüzey hacim oranı;
Küresel damlaların çapı azaldığında yüzey- hacim oranının artacağı 3’nolu bağıntıda görülmektedir. Daha küçük damlalarla, sıvı ilaç buharlaşma oranının daha da artacağını göstermektedir. Sonuç olarak, ULV formülasyonunda ulanılan çözücüler, düşük düşük buharlaşma oranına sahip olmalılar. Eğer ULV sıvısında yüksek derecede buharlaşan çözücüler kullanılırsa, küçük damlalar, aerosol sınıfına girerler ve çok uzun zaman havada asılı kalan küçük toz parçacıklarına bile dönüşebilirler.
Bu nedenle, ULV ilaçlamalarında su kullanılmalıdır. Düşük buharlaşmaya sahip olan çözücüler; atomizasyon işlemleri için gereksininim duyulur. Buharlaşma sıcaklığın bir derece düşmesine neden olur ve bu durum çözücünün buharlaşmasına ek olarak özellile atomizer kafası üzerinde kristalizasyona* sebep olur.
Yüksek sıcaklık ve düşük neme
sahip olan tropikal koşullar altında su esaslı damla çaplarının azalma hızı daha
fazladır. Bu nedenle, Johnstone ve Johnstone(1977)
*=Su
esaslı ilaçlamalarda
pirinç
gövdeli memelerin aşırı aşınma ve tıkanmasına neden olabilir
Sedimentasyon
(Çökelme) Hızı
(Vs)
Serbest düşen bir damla ağırlığıyla orantılı bir birimde sabit bir hıza ulaşır. Normal olarak ilaçlamada kullanılan damlaların atılma noktasından sonraki 2m içinde bu hıza ulaşır. “Stoke” yasası küçük çaplı damlalar için doğrudur fakat büyük çaplı damlalar önemli sapmalar meydana gelir ve gerçek sedimantasyon hızı; ölçü şekil ve iç akış( internal flow ) faktörlerinden etkilenir. Havada düşen büyük bir damla baştan ve sondan yassılanarak küre şeklini almaya başlar. Böylece, büyük damlalarla iç girdap akışı luşur. Lokal hava akışı, damlanın dış çevresinde yukarı doğru akışa neden olur ve bu akış dipten yukarı doğru olur. Bu etki, sürüklenmeyi (drag) düşürebilir. Ve sedimantasyon hızını artırabilir. Havanın yoğunluğu ve viskozitesi sedimantasyon hızına etki eder.
Sıvı yoğunluğu 1 olan ve normal olarak damla çaplarına karşı gelen sedimantasyon hızları Şekil 8.4 te verilmiştir. Yoğunluktaki herhangi bir değişim Stoke eşitliğiyle belirlenebilir;
Burada: Vs: sedimantasyon hızı(m/s)
g: yerçekimi ivmesi
p: damla çapı (m)
h: havanın viskozitesi
görüldüğü gibi; Vs değeri damla çapının karesi ile doğru orantılı bir şekilde değişmektedir. Çizelge 8.4’teki değerler incelendiğinde, hedeften 3m yüksekte bırakılan (sakin havada ) 40 hm çapındaki bir damlanın hedefe ulaşmak için 1 dakika kadar zaman geçtiği buna karşılık 200hm çapındaki damlanın 4,24 s’ de hedefe ulaştığı hesaplanmaktadır.
HU İlişkisi
Rüzgarın şiddetine bağlı olarak damlalar rüzgar yönünde hareket ederler. Bu etki, damlanın bırakılma ( püskürtme ) yüksekliğine ve sedimantasyon hızına bağlıdır. Büyük ve küçük damlalar arsındaki bölünme, türbülansın damlayı etkileyip etkilememesine göre değişmektedir. Büyük bir damlanın, türbülans tarafından etkilenmediği kabul edilmektedir.
Burada ; S: büyük damlaların en yüksek kalıntı bıraktığı nokta (m)
H:bırakılma (püskürtme) yüksekliği (m)
U:damla düşüşü sırasındaki ortalama rüzgar hızı (m/s)
Vs:sedimantasyon hızı (m/s)
HU, sabit tutulmak koşuluyla
rüzgar hızı ve püskürtme yüksekliği arasındaki ilişki; rüzgar yönündeki sabit
bir uzaklıkta verilen bir damla çaplarındaki kalıntı miktarını bulmak için
kullanılır. HU ilişkisine bağlı olarak değişik çaptaki damlaların rüzgar yönünde
yer değiştirmeleri, Çizelge 8.5’te verilmiştir. Örneğin; hedefin 10 m üzerinden
ve 5m/s rüazgar hızında uçakla uygulama yapılıyorsa (HU
İlişkisi=50), 200hm
çapındaki damla rüzgar yönünde 70,9 m de kalıntı bırakacaktır.
Sıvı ilaç üzerine rüzgarın
etkisi, damlarlın düşme oranına bağlıdır. Eğer insektisit ürün
üzerine
dökülürcesine püskürtülürse rüzgar hızının önemi olmayacaktır. Başka bir
deyişle,
ince sisin ( smoke) yere ulaşması için uzun süre geçecektir.
Rüzgar veya türbülans olmadan
damlalar yerçekimi etkisiyle yatay olarak yerleştirilmiş yüzey üzerine ulaşmış
olacaktır. Bu durum sedimantasyon olarak bilinir. Damlalar, rüzgar önünde (ve
türbülans nedeniyle)
rüzgara kapılarak hedeflere ( veya diğer yüzeylere ) çarparlar. İmpaction
(çarpma ) diye adlandırılır.
Bir bitki yüzeyi üzerinde esen rüzgar; türbülans ve yere göre bağıl hızdan dolayı damlanın hareketini etkiler. Anlık düşey rüzgar hızı bileşeni W’ ise yere göre bağıl düşme hızı (Vg) ‘si bağıntı ile hesaplanır.
Vg=
Vs+W’
Rüzgar Etkisi
Damlalar, yerçekimi etkisiyle yatay hedef yüzeylere ulaşabilirler. Buna
sedimentasyon (çökelme)
denmektedir. Damlalar rüzgar veya türbülans etkisiyle de
hedefe ulaşabilirler. Buna da inpaktion (çarpma) adı verilmektedir.
Ürün üzerinde esen rüzgar, türbülans nedeniyle damlaları hedef alandan
uzaklaştırır. Anlık
dikey hızı bileşeni W’
ise damlanın yere göre düşme hızı şöyledir.
Daha alçak atmosferdeki dikey rüzgar hızını ölçmek için özel aletlere gereksinim vardır. Fakat U olarak tanımlanan sürtünme hızı ( friction velocity ) kullanılarak türbülans belirlemesi yapılmaktadır. Sürtünme hızı aşağıda verilen logoritmik rüzgar profili eşitliği ile elde edilir.
Burada U*= sürtünme hızı (m/s)
Uz = z yüksekliğindeki ortalama rüzgar hızı (m/s)
Z= rüzgar hızının ölçüldüğü yükseklik (m)
d= sıfır noktası (m)
Z0 pürüzlülük uzunluğu (m)
K= Von Karman katsayısı
Ln=Doğal logaritma
Z0 (pürüzlülük
uzunluğu ) bitki yüksekliğinin 0,10’u olarak kabul edilebilir. Sıfır noktası (d9
bitki yüksekliğinin 0,66’sı olarak kabul edilebilir. Vs’nin U*’dan daha büyük
olduğu durumlarda, türbülans etkisi ihmal edilir ve damla hareketi çökelmeye
meyili olmaktadır. Çökelme sırasında; damla, Vs ve U ( ort. Yatay rüzgar hızı )‘nın
etkisindeki yörüngede hareket edecektir. Vs’nin U*’dan daha küçük olduğu
durumlarda damla hareketi üzerine çökelmenin etkisi ihmal edilebilir. Bu
durumda damla, hava akımı ile birlikte aşağı ve yukarı hareket edecektir. Eğer
çökelme hızı, sürtünme hızından üç katı kadar büyükse damla hareketi Vs
tarafından etkilenmekte, buna karşın sürtünme hızı, çökelme hızından yaklaşık üç
katı kadar büyükse damla hareketi türbülans ytarafından etkilenmektedir. (Cramer
ve Boyle,1973)
Damlaların hareketini ve
çaplarını dikkate almak önemli bir konudur. Küçük vebüyük damla terimi
damlaların püskürtüldüğü hava akımının türbülans seviyesi ile ilgilidir. Örneğin
Vs değeri 0,15 olan 70hm
çapındaki damla, 0,5 m/s’den düşük rüzgar hızlarında büyük damladır. Bununla
birlikte, eğer rüzgar hızı 4,5 m/s’ye yükselirse ( sürtünme hızı yaklaşık 0,45
m/s), 70hm’lik bir damla
küçük olarak kabul edilebilir. Damlaların büyük veya küçük olarak kabul edildiği
rüzgar hızları şekil 8.6’da görülmektedir.
Damla dağılımını belirlemek için kullanılan bir diğer parametre de dağılım sayısı (dispersel number) dır. Bu sayı, püskürtme sıvısının püskürtülme noktasındaki rüzgar yönünde verilen bir uzaklıktaki püskürtme sıvısı miktarını belirlemek ve damla hareketini karekterize etmek için kullanılabilir. Dağılım sayısı, çökelme hızının sürtünme hızına oranı olarak gösterilmektedir.
Dağılım sayısı= çökelme hızı
sürtünme hızı
Dağılım sayısı azaldıkça rüzgar yönündeki damla dağılımı artmaktadır ve
rüzgar yönündeki damla dağılımı damla sayısı artıkça, azalacaktır. Çizelge 8.6,
dağılım sayısı 1için farklı rüzgar hızlarındaki ilişkiyi göstermektedir.
Çizelge 8.6. dağılım sayısı 1 için; farklı rüzgar hızlarındaki damla çapı, çökelme hızı ve sürtünme hızı arasındaki ilişki (Lawson,1979)
|
Damla çapı (mm) |
Çökelme hızı (m/s) |
Sürtünme hızı (m/s) |
Rüzgar hızı (m/s) |
|
300 |
1.500 |
1.500 |
15.00 |
|
100 |
0.300 |
0.300 |
3.00 |
|
30 |
0.030 |
0.030 |
0.30 |
|
10 |
0.003 |
0.003 |
0.03 |
Şekil 8.7’de rüzgar yönündeki verilen uzaklıklarda değişik dağılım sayısı ile püskürtülen buharlaşmayan damlaların dağılımı görülmektedir. Örneğin; dağılım sayısı 1 olarak püskürtülen damlaların %20’si 3m yükseklikten bırakıldığında rüzgar yönündeki 60m’de kalıntı bırakmaktadır. Dağılım sayısının 1 olması; 0,3 m/s rüzgar hızındaki 30hm’lik damlaya veya 3,0 m/s rüzgar hızında 100hm’lik damlaya denk gelmektedir. Ayrıca şekil 8.7 de hem dağılım sayısının 1’i aşması durumunda ani bir düşüş ve hem de dağılım sayısının küçük değerlerinde sürüklenmesinin yaklaşık olarak sabit kaldığı görülmektedir. Son nokta, damla çapları küçük olduğunda sürüklenmenin rüzgar hızından bağımsız olduğu anlamındadır(Yates ve ark, 1974). Bu şekilde; sürtünme hızının (U*) türbülans seviyesini belirlemek için eşitlikte kullanılması gerekmektedir. U*/3= Vs eşitliği, damla yörüngesini etkileyen türbülans için kullanılır. Türbülans damla yörüngesini etkilemiyorsa HU eşitliği kullanılabilir.
Örnek; ilaçlanacak ürün olarak ormanı ele alırsak;
Ağaç yüksekliği 6m
Püskürtme yüksekliği 12m=Z
Püskürtme yüksekliğindeki rüzgar hızı 5m/s
Pürüzlülük yüzeyi uzunluğu=0,10 *ağaç yüksekliği=0.6m
Ağaç yüksekliğinin 0.66’sındaki sıfır noktası=3.96=d
Van Karman katsayısı=0.4=K
Eğer türbülans, damla yörüngesini etkiliyorsa U*/3=Vs’dir. Bu durumda;
0,77/3= 0,257=Vs. Eğer,
0,257m/s çökelme hızı ise çizelge 8.4’e bakıp damla çapını bulmak gerekmektedir.
Bu örnekte; damla çapı 95hm’dir.
Bu örnekte; yalnız 95 hmve
daha küçük çaplı damlalar türbülans tarafından etkilenmektedir. Damla
spektrumundaki diğer damla çapları çökelme hızı tarafından etkilenmektedir.
Rüzgar hızı 7.0 m/s U* 1.08 m/s ve Vs=1,08/3=0,36 olduğunda; çizelge 8.4’te
damla çapının 121hm olduğu
görülmektedir.
Rüzgar hızı artıkça, U*’da
artacak ve türbülans tarafından etkilenen damla çapı (kritik damla çapı) da
artmaktadır. Örnekte, basitlik olması amacıyla Z0 değeri bitki
yüksekliğinin %10’u alınmasına rağmen bu değerin rüzgara bağımlı olduğu
hatırlanmalıdır.( Ünite 7, Şekil7.1’de doğal yüzeylerin aerodinamik özellikleri
ve Z0 değerleri gösterilmiştir). Damla çapı biliniyorsa, türbülans
tarafından dağılan damlalar için minimum rüzgar hızını belirlemek olasıdır.
Örnek : VMD’si 100hm olan püskürtme sıvısı ile ağaçlara yapılacak uygulamada minimum rüzgar hızı ne olmalıdır? Çizelgeden çökelme hızı 0,27m/s olarak bulunmaktadır. Böylece;
Bu değer (5,3 m/s ); 100hm’lik damlaları küçük damla olarak hareket ettirir ve türbülansla dağıtır.
Türbülans
Yoğunluğu
Türbülans yoğunluğu (W2/U)1/2 olarak tanımlanmaktadır.
Burada W’ = anlı dikey hızı bileşeni ve
U= ortalama yatay rüzgar
hızıdır.
(W2 )1/2
= 1.25 U*
U.K.
meteoroloji Ofisine göre 10m standart yükseklikte ölçülmüştür. Atmosferde
türbülansı ölçmek için özel ekipmanlara
gereksinim duyulmaktadır. Bununla
birlikte, sürtünme hızı ve ortalama rüzgar hızı kullanılarak elde
etmek
olasıdır
Bu eşitlik, türbülans yoğunluğu
tam anlamıyla vermemektedir. Fakat çok yaklaşık bir değer elde edilmektedir.
Paguill (1974) tarafından yapılan çalışma; pürüzlülük uzunluğuna bağlı
olan değişik yüzeyler üzerindeki rüzgarlı koşullarla desteklenmiş U*/U’nun
tipik değerlerini vermektedir. (çizelge 8.7 ). Değer;
düz çimle kaplı olanlar için yaklaşık 0,05; buğday ve pamuk gibi ürünler için
yaklaşık 0.10
ve orman için 0.15-0.20’ye kadar yükselmektedir.
Bu değerler, açık alanlar (unstabil koşullar)
ve yer düzensizlikleri nedeniyle bitkinin tekdüze olmamasına
bağlıdır. Atmosferrik kararlılık değişirken türbülans yoğunluğu da
değişmektedir. Bu
nedenle; uçuş yüksekliği,
sabit bir dağılım paterni elde etmek için değiştirilebilir. U*/U
nun günlük değişimleri anlaşabilir.
Çizelge 8.7.
U / U nun tipik değerleri
|
Termal
tabaka |
|
Any |
Nötr
unstable |
|
|
10 mdeki
rüzgarhızı |
yüzey |
>10 |
5 |
2 |
|
0.1 |
Çok kısa
çim |
0.04 |
0.05 |
0.07 |
|
1.0 |
Kısa çim |
0.06 |
0.07 |
0.09 |
|
3.0 |
Uzun çim |
0.07 |
0.08 |
0.10 |
|
20.0 |
Kırsal |
0.10 |
0.11 |
0.15 |
|
100.0 |
Ormanlar
şehir |
0.17 |
0.18 |
0.20 |
Örnek olarak; Sudan da,
şafak vakti veya biraz
sonrasında sulu tarım yapılan buğday üzerindeki türbülans yoğunluğunun tipik
örnekleri,
sıcaklık inversiyonu ile meydana gelen dikey hava hareketinin baskın gelmesiyle
düşüktür.
Gün ışığının ilk saaati süresince,
atmosferik kararlılıktaki düşüşe karşılık türbülans yoğunluğu hızlı bir şekilde
artmaktadır.
Öğleye doğru (mid morning=1000)
U*/U ‘nun günlük aynı eğilimi göstermesine rağmen pürüzlülük
uzunluğundan dolayı ikisi arasında kesin farklılıklar
vardır.
Türbülans
yoğunluğunun etkisinin anlaşılmasıyla, ULV ilaçlamasının
nasıl uygulandığını anlamak olasıdır.
(Küçük
damlalar, VMD <80hm).
Türbülans, asıl etkiyi oluşturmaktadır. Küçük
damlaların en yüksek kalıntı uzaklığı aşağıdaki eşitlikle belirlenebilir.
P=H/T
Burada; P= en yüksek kalıntının rüzgar yönündeki uzaklığı (m)
H= püskürtme yüksekliği (m)
T= türbülans
yoğunluğu (U*/U)’dur.
Eşitlikte;
T artıkça, P sabitini korumak için H’da artacaktır. Düşük türbülans koşulları
altında uçak, alçaktan uçmalıdır. Fakat, P sabitini korumak için türbülans
yoğunlupu artıkça pilot
yerden
yüksekliğini artırmalıdır.
Örneğin;
monokültür ürün yetiştirilen büyük alanda ULV ilaçlamasını göz önüne alalım
sabahleyin en yüksek kalıntının 30m rüzgar yönünde
olması
istenmektedir.
P=H/T;
H=P.T
Bu örnekler, havadan yapılan uygulamalarda, büyük ve küçük damlaların
hareketliliğindeki farklılığı belirleyen önemli bir kriterdir
ve rüzgar yönündeki kalıntıyı kontrol etmek için uçuş yüksekliklerini
belirlemektedir.
Küçük damlalarla ; atmosferik kararlılıktaki
ve/
veya rüzgar
hızındaki değişimin sonucu olarak türbülanstaki
artış, rüzgar yönündeki aynı noktada en yüksek kalıntıyı elde etmek için pilotun
uçuş yüksekliğini
artırması demektir.
Büyük damlalarla; rüzgar hızındaki bir artış (türbülans hemen hemen etkilemez),
rüzgar yönündeki aynı noktada en yüksek kalıntıyı elde etmek için pilotun uçuş
yüksekliğini düşürmesi demektir.
Yer sevisindeki
kalıntı örnekleri
esas olarak aynı
kalacaktır. Fakat küçük damlalarda, çökelme hızı sürtünme hızından küçük olması
gibi dağılımı sayısı (Vs/U*)
küçükse
örnekler aynı kalacaktır.
Unstabil
koşullarda; türbülans yoğunluğu, rüzgar hızından tamamıyla bağımsızdır.(Mc
Bean, 1971). Bu
değişken rüzgar koşulları altında yapılan uygulamalarda;
küçük çaplı damlaların dağılımının rüzgar hızından
tamamıyla
bağımsız olduğunu ifade etmektedir. Ürün yetiştirilen bir alanda türbülans derecesini
belirlemek için özel ekipmanlara gereksinim duyulmaktadır. Küçük ve kolay
kullanılan aletler edilinceye kadar diğer metodlarla çalışılmalıdır.
Bir metod, duman hareketin gözlemektir.
Yüksek bir yerde duman tüttürülürse (püskürtme yüksekliğine
yükseltilmiş delikli bir kap içinde ziftli materyal
veya lastik parçası yakılması gibi) ve duman, değişik zamanlarda gözlenirse,
varolan türbülans seviyesini belirlemek
olasıdır. Eğer duman, yoğun bir bulut halinde ise türbülans seviyesi oldukça
düşüktür. Buna karşın eğer duman, geniş bir açıyla dağılıyorsa yüksek bir
türbülans seviyesi var demektir.
Küçük damlalar için en yüksek kalıntı pozisyonu hakkında karar vermek
olasıdır.
Vs/U tarafından
etkilenen tek düze çaplı damlaların
hareketi Şekil 8.8’de görülmektedir. Burada; Vs çökelme hızı,
U ortalama rüzgar hızıdır. Bu parametreler, püskürtme merkezi hattını
etkilemektedir.
Yere ulaşan damlaların vardıkları son nokta ( maximum rüzgar yönü yerleşimi)
Vt/U tarafından etkilenmektedir. Burada;
Vt efektif türbülans hızıdır. Bu parametreler, türbülansın bir fonksiyonu olarak
damlaların rüzgar yönündeki
maximum dağılım
uzaklığını etkilemektedir.
Küçük damlalar için dağılımı etkileyen türbülanstır. Tek düze çaplı damlalar
için bile bir yayılma olacaktır.
Şekil 8.9 da ürün üzerinde; türbülans ve damla çapının nasıl etkilendiği açıkça görülebilmektedir. Kabul edilebilir türbülansın daha alçak ve daha yüksek seviyeleri olduğu görülebilmektedir.
Kaynak: http://members.tripod.com/tar-mak/dadiveda.html
| ANASAYFA | HAKKIMIZDA | ÜRÜNLER | REFERANSLAR | HABERLER | FUARLAR | İLETİŞİM | ENGLİSH |
AKSU İLAÇLAMA MAKİNELERİ
Sanayi Mah. 640.Sok. No: 12 ANTALYA e-mail'ler : aksu@aksuilaclama.com.tr
Tel: (0242) 345 12 95 - (0242) 345 67 70 Bilgi için : info@aksuilaclama.com.tr
Fax: (0242) 345 67 70 Satış için : satis@aksuilaclama.com.tr